« Önceki | Sonraki »

15/10/2009

Bob Marley, Reggae, Rastafarianizm üzerine...

Evet sevgi kelebekleri, bugün size Reggae'den, Bob Marley'den, Rastafarianizm'den bahsetmek istiyorum. 'Dostum nereden çıktı şimdi bu' dediğinizi duyar gibiyim. Olsun bilmekte fayda var, ne bileyim bir gün bir yarışma programında çıkar, büyük ikramiyeyi kaparsınız ya da belli mi olur hatun insanlarının olduğu bir yerde muhabbeti geçer ve ortamdaki bütün ilgiyi üzerinize çekersiniz. Özellikle son örneğimden sonra merakla, konuya geçmemi beklediğinize inanıyorum.
İlk olarak Reggae'den başlıyoruz; Bakın sevgi pıtırcıkları, Reggae, Jamaika usulü rock diye geçen, Jamaika'ya özgü cok eglenceli bir müzik türüdür. Ska müziğinden türemiştir ve bu müzikle iç içedir. Kesinlikle bu türün en bilinen temsilcisi Bob Marley'dir.
Bob Marley'in asıl adı, Robert Nesta Marley'dir ve 1945 yılında Jamaika'da dünyaya gelmiş, 9 Yaşında Kingston'a taşınmış ve gençlik yıllarında ilk grubu olacak The Wailers grubunun elemanları ile burada tanışmıştır.Şarkılarında politik ancak basit bir içerik vardı. Müziğiyle dünyadaki bazı şeyleri düzeltebileceğine inanıyordu. Hatta bir keresinde,bir barış mitinginde sahneye çıkacağı sırada silahlı biri evine gelip  onu vurmuştu. Fakat O İki gün sonra o sahneye çıktı ve şarkılarını söyledi.  Nedenini sordukları zaman
"Bu dünyayı daha kötü yapmaya çalışan insanlar bir gün bile dinlenmiyorlar. Ben nasıl dinlenebilirim ki?" demiştir. En popüler şarkılarından biri olan "Get Up, Stand Up",  sosyal karmaşayı konu edinir. "No, Woman No Cry" gibi politik olmayan içerikte parçaları da vardır. -Bu iki şarkı da klipler kategorimde vardır, isteyenler oradan dinleyebilir-.1978 yılında Birleşmiş Milletler tarafından, 'Afrika insanına yapılan insancıl yardımlara şarkılarıyla destek olduğu için',  Barış Madalyası'na layık görülmüştür.
1977 yılında futbol oynarken ayak başparmağında açılan bir yaradan dolayı deri kanseri (melanoma) olduğu ortaya çıktı. Parmağının kesilmesini dini inançları -Rastafarianizm- gereği istemedi. 36 yaşında dünyaya gözlerini kaparken, oğluna söyleyeceği son söz; 
"Para hayatı satın alamaz" olacaktı.
Birazda inançları uğruna parmağının kesilmesini istemeyen Bob'un, inandığı Rastafarianizm'den bahsetmek istiyorum, Etiyopya'nın  son imparatoru olan Haile Selassie 'yi tanrının dünyadaki yansıması olarak gören dinin ve bu dine bağlı olarak ortaya çıkmış olan inanış ve düşünce biçiminin adıdır.Çoğu Rastalar Eski Ahit'in kural koyduğu yiyeceğe uygun yerler. Etin sınırlı türlerini yerler. Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler. Diğerleri bütün etlerden çekinirler. Nazirite yeminini kabul eden akımlardır. Alkol kullanımını genellikle zararlı olarak görürler ve sigara kullanımınada katiyen yasaktır.Aynı zamanda Rastafari dininde vücudun toprağa tek parça girmesi gerektiğine inanılır.Rastalar saçlarını taramaz ve kesmezler bu şekilde uzayan saçlar bir süre sonra Dreadlock ismini alan bir saç modeline dönüşür.Rastalar bu şekilde Jah'ın uzun tırnaklarıyla bir gün onları yeryüzünden alıp zion'a götüreceğine inanırlar. günümüzde dreadlock şeklindeki saçlar Trend haline gelmiştir ama çoğu rastafari bu saçın stil olarak kullanılmasına karşıdır.
Evet pıtırcıklar, bir yazının daha sonuna geldik, 'ee günlük hayatta ne işime yarayacak' gibi birşey kesinlikle çıkmasın dudaklarınızdan, yıllarca çözdüğünüz havuz problemlerinden konuşmak istemiyorum nitekim...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır