Gerçekten çok farklı topraklarda yaşıyoruz. Herkes sürekli bi yerlerde birilerini eleştiriyor, yanlışları vurguluyor üstüne basarak (benim bu yazıda yapacağım gibi). Bazen düşünüyorum bu kadar yorum yapan insanlar, kendi gündelik hayatlarında nasıl acaba diye? Kızının erkek arkadaşına tahammül edemeyen, ama televizyonlar da "3 evim var, arabam var, maaş alıyorum bağkur'dan" diyerek haykıran kendisine makbul eş(!) arayan amcalar var burada. Bi de bu modelin, amcanın parasını duyduktan sonra, "beni al, beni al" diye koşa koşa giden dişi versiyonu da var tabi... Bazılarınızın 'ama Çayvakti, belli bi yaştan sonra duvarlar üstüne üstüne geliyor insanın, konuşacak insan, bik bik..' dediğini duyar gibiyim. Sanırım anlatamadım derdimi, olay amcaların evlenmesini kıskanmam değil benim, ortadaki iki yüzlülük! Namus için herşeyi yaparım diyen insanların, önünden geçen komşu kızına pis pis bakmaları, salyalar akıtarak 'demokrasi, özgürlük, hak' diye bağıranların, kendi gibi düşünmeyenlere yaptığı despotluk, töre cinayeti ile kardeşini öldürenlerin, akşamına Taksim'de yaptıkları tacizler, yolsuzluktan, yoksulluktan, haksızlıktan, siyasetçilerden dem vuran halkın, kendi mesleğinde yaptığı (polis, doktor, öğretmen...çapı neyse artık) vurgunlar sorun...Amirinin, müdürünün yanında sesi çıkmayan, insiyatifini kullanamayan, kafasını sallamaktan başka bir şey yapmayanların, altındakilere aslan kesilmesi bu toplumsal ikiyüzlülüğe iyi bir örnek değil mi? Bu ikiyüzlülük örnekleri o kadar çok ki? Baksanıza bi çevrenize?
Sürekli siyasetçilere, kadrolaşmalara, torpillere dem vuranların, çocuklarını iyi bir işe sokması ya da tayin yerinin güzel (!) olması için, bu saydırdıkları insanların
peşinden koşmaları, üstüne üstlük işi kaptığı zaman işbitirici olmakla övünen, işini yapamazsa, torpil yapan aracıyı, beceriksizlikle suçlayanlar...
Memleketimde herkes eleştirmendir. Anladığı, yaptığı iş olsun olmasın, herkesin her konu da bir yorumu vardır. Amacım burada kendi vatandaşlarımı kötüleyip, ben farklıyım imajı çizmek değil yanlış anlamayın, ama böyleyiz bunu da kabul etmek lazım.
Ne diyor Hadis-i Şerif;
"Siz nasılsanız öyle yönetilirsiniz "
yani demek istediğim, neyi hakediyorsak onu görüyoruz...
Çile çekmenin erdem, ikiyüzlülüğün erdem, intikamınerdem, vahşetin erdem, aklın inkarının erdem, buna karşın kendini iyi hissetmenin tehlike,öğrenme hırsının tehdit, barışın tehlike, acımanın tehlike, merhamet görmenin küfür, işin küfür, çılgınlığın tanrısallık, değişimin ahlaksızlık ve bozulma emaresi sayıldığı çağda! — Siz bunların hepsinin değiştiğini ve insanlığın böylece kendi karakterinde yanılmış olması gerektiğini mi sanıyorsunuz? Ah siz insan sarrafları, kendinizi daha iyi tanıyın! Friedrich Nietzsche